Dünyanın İlk Fatihi Büyük İskender’in Yaşamını Merak Edenlere!

Dünyanın İlk Fatihi Büyük İskender’in Yaşamını Merak Edenlere!

Büyük hükümdar İskender, eski Yunanca’da bilinen adıyla Aleksandros olarak bilinir. Makedonya Kralı İskender’in yaşamı süresinde gerçekleştirdiği seferler, kazanmış olduğu savaşlar ve himayesine aldığı topraklarla adını tarihe yazdırmıştır. “Dünyanın ilk fatihi” olarak anılmasının nedeni çok büyük bir toprak parçasını tek bir yönetim altında birleştirmeyi başarmasıdır. Bu yazıda tarihte “Büyük İskender” olarak tanınan bu efsane kralın yaşamının detaylarına yer verilmiştir.

Büyük İskender Kimdir? 

Büyük İskender; Makedonya Kralı II.Philip ile Epir kralı Neoptolemus’un kızı Olympias’ın oğludur. Yunan tarihinde II: Aleksandros olarak bilinir. Makedonya’nın Pella kentinde M.Ö. 356 yılında doğmuştur.

Büyük İskender’in krallık dönemi M.Ö. 336 – M.Ö.323 yılları arasında denk gelir. Bu dönemde bilinen dünyanın yarısını egemenliği altına alarak “Dünyanın ilk fatihi” unvanına sahip olmuştur.

Büyük İskender’in 13 ile 16 yaşları arasında o dönemin büyük filozoflarından Aristoteles’ten dersler aldığı, bu dersler sayesinde kültürel gelişimini tamamladığı bilinir. Bir yandan savaş sanatını öğrenirken; diğer yandan bilim, tıp, felsefe gibi alanlarda da kendini geliştirdi. Ancak en önemli isteği babası gibi güçlü bir kral olmaktı.

Aristoteles

İlk Zaferini 16 Yaşında Kazanıyor

Büyük İskender savaş meydanlarındaki yerini henüz 16 yaşındayken aldı. Babası bir seferdeydi. Bu sırada Medyalıların ayaklanmasını bastıran İskender ilk zaferini kazanarak, ilk savaş deneyimini edinmiş oldu.

İskender’in babası II.Philip’in M.Ö. 336 yılında Atina’nın ünlü hatiplerinden olan Demosthenes tarafından öldürtüldüğü söylenir. Ancak bu bilgi net değildir. Babası öldükten sonra 20 yaşında olan Büyük İskender beklemediği bir anda tahta geçer. Bunu kabullenemeyenler olsa da İskender kendini kabul ettirmeyi bildi.

İskender’in tahta geçtiği dönemde Thebes, Trakya Teselya ve İlirya topraklarında büyük bir kargaşa hakimdi. Hükümdarın ilk işi Teselya’ya müdahale etmek oldu. Aynı anda Yunan devletleri arasında anlaşmaya varılmasını sağladı. Bu hamlelerinden sonra İskender Yunan ordularının başına getirildi. Görevi ise Asya’yı fethetmekti.

Büyük İskender’in Fetihleri Başlıyor

O dönemden günümüze kadar ulaşan bir Diyojen sözünün hikayesinden bugün de bahsedilir. Rivayete göre kral İskender, dönemin ünlü düşünürü Diyojen’e kendisinden ne isterse gerçekleştireceğini söyler. Diyojenin cevabı ise “Gölge etme başka ihsan istemem.” olur. Büyük hükümdarın aldığı bu cevaptan sonra “İskender olmasaydım Diyojen olmak isterdim” dediği söylenir.

Yunan kralı İskender tahta geçtiği andan itibaren Pers İmparatorluğu’nu nasıl ele geçireceğinin planlarını yapmaya başlar. İskender’in Perslerle ilk karşılaşması bugün Çanakkale’nin Biga ilçesi sınırlarında olan o günkü adıyla Granikos nehri civarında olur. Büyük kral bu karşılaşmada İran’da hüküm süren Ahemeniş İmparatorluğu’nun hükümdarı III: Darius’u yener ve Pers İmparatorluğu’nun egemenliğini sekteye uğratmış olur. M.Ö. 333 yılında Batı Anadolu tamamen İskender’in hakimiyetindeydi.

Daha sonra Fenike ve Suriye’ye doğru ilerledi. Bu yoldaki Pers kentlerini hepsini hakimiyetine aldı. Ancak bugünkü adı Sur olan Tiros şehrinde direnen halkla karşılaştı. Burayı fethetmesi 6 – 7 ayı buldu. Güneye doğru ilerledi ve Gazze’ye kadar vardı. Gazze’den sonra Mısır’ı da aldı ve adını verdiği İskenderiye kentini kurdu.

İskender egemenliği altındaki yerleri artırarak ilerlerken bu sırada Siva’da yaşayan bir kahin İskender’i Yunanlıların en büyük tanrısı Zeus’un oğlu ilan etti. Hükümdarın, halkın gözündeki değeri bundan sonra daha da arttı.

Büyük İskender, Mezopotamya’yı alarak Babil’e doğru ilerledi. Burayı da fethetti ve İran’ın içlerine doğru yoluna devam etti. M.Ö. 330 yılında Ekbanata’yı aldı. Yeni bir ordu kurdu ve Hindistan’a doğru ilerlemeye başladı. M.Ö. 326 yılında İndus nehri yakınlarında bulunan Taksila kentine girdi. Akesines ve Hydapes kentleri arasında kalan bölgeyi de fethetti, kral Poros’u yendi. Bu bölgede çok sevdiği ölen atı Bukefalos adına Boukephalia ve Aleksandreia Nikaia şehirlerini kurdu. O sırada ordusunda ayaklanma çıktı. Büyük İskender de seferin yarıda keserek ülkesine dönme kararı aldı.

Büyük İskender Ölüyor

M.Ö. 323 yılında Babil kentinde çok büyük bir şölen düzenlenir. Bu şölenin birkaç gün sonrasında rahatsızlanan Büyük İskender 33 yaşında yaşama veda eder. Hükümdarın ölüm nedeni olarak pek çok şey söylenir. Kimileri hastalığını geçirmek için denediği akçöpleme bitkisini çok fazla kullandığını ve bu yüzden öldüğünü söyler.

İskender tahtta kaldığı 13 yıl boyunca dünyanın en büyük ve önemli askeri dehaları arasına girmeyi başarmıştır. Yunanistan topraklarını Hindistan’a kadar genişleten hükümdar bu ülkeye düzenlediği seferlerde Yunan, Hint, Mısır ve Anadolu kültürlerinin sentezlenmesinden ortaya çıkan Helenistik kültürünün lideri olarak bilinir.

Yaşamı Pek Çok Esere Konu Oldu

Ölümünün üzerinden geçen asırlar boyunca adından söz ettirmeye devam eden büyük İskender’in yaşamı pek çok esere de konu oldu. İskender’in yaşamı hakkında yazılan kitapların yanı sıra film de çekildi.  2004 yılında çekilen filmde Büyük İskender’i; Colin Farrel canlandırdı.

Jona Lendering – Büyük İskender

Büyük İskender’in yaşamıyla ilgili kitapların arasında tarihçi Jona Lendering tarafından kaleme alınan “Büyük İskender” dikkat çeker. Kitapta İskender’in büyük doğu seferi konu edilir. Kitabın yazıldığı dönemde Antik Çağ ile ilgili çok fazla bilgi olmamasından dolayı Jona Lendering’in bu eseri tamamlaması büyük başarı olarak nitelenir. Eserde pek çok tarihçinin fikir ve yorumlarına yer verilerek karşılaştırmalar yapılır.

Harold Lamb – Dünyanın Sonuna Yolculuk Büyük İskender

Harold Lamb tarafından yazılan “Dünyanın Sonuna Yolculuk Büyük İskender” adlı kitap büyük hükümdarın yaşamını konu alan bir diğer tarihsel öneme sahip romandır. Kitapta Büyük İskender’in Antik Çağ’ın dünyasını nasıl fethettiği anlatılır.

Pierre Briant – Büyük İskender Fetihler Siyaset

Yazar Pierre Briant, “Büyük İskender Fetihler Siyaset” adlı kitabında hükümdarın yaşamının detaylarının yanı sıra düşünce tarzı ile ilgili sorgulamalara da yer verir. İskender ile ilgili değişik fikirleri karşılaştırır.

Bir yorum yazmaya başla
Yorum
Name
Mail adresiniz