Sadece İsmiyle Bile Samsunluların Ağzının Suyunu Akıtan Yiyecekler!

Sadece İsmiyle Bile Samsunluların Ağzının Suyunu Akıtan Yiyecekler!

Samsun şehriyle özdeşleşen bazı yemekler vardır. bunlar Samsunlular için neredeyse vazgeçilmezdir. Kaz tiridi bunların başında gelir. Halis muhlis Samsun simidi ve Çakallı menemeni “Samsunluyum” diyenin yemeye doyamadıklarındandır. Ramazan ayı geldi mi atom vakti de geldi demektir. Samsun pidesi yemeden geçirilen bir pazar gününün bir Samsunlu için hiçbir anlamı yoktur. İşte sadece adı geçtiğinde bile Samsunluların ağzını sulandıran o yemekler…

Tiritle Başlayalım

Samsun denince akla gelen ilk yemeklerden biri olan tirit yemeği Havza ve Kavak ilçelerine özgüdür, fakat genellikle adı Kavak ilçesiyle anılır. Kaz tiridi de denilen bu yemeğin tarihi çok eski dönemlerden gelir. Tirit kazı kış aylarında besiye çekilir. Besi kazlarının hareketsiz kalması lazımdır. Bunu sağlamak için dar alana kapatılırlar ve sadece mısır ve buğday yarması ile 3 – 4 hafta boyunca beslenirler. Tirit kazının en önemli özelliği bu hareketsiz kalmadır. Hareketi kısıtlanan besideki kazların vücudundaki toksinler atılır ve yağlanırlar. Bu şekilde hazırlanan kazlar tirit yemeği pişirmeye hazır hale getirilir.

Tirit yemeğinin ana malzemesinin kaz eti olduğunu böylece anlamış oluyoruz. Diğer malzemeleri ise bulgur, un ve yufkadır. Besi kazları kesildikten sonra kanatları yağlamak için kenara ayrılır. Komple temizlenen kaz, tuz eklenmiş suda pişirilir.

İyice pişen kaz eti, kemiklerinden ayrılarak suyundan bulgur pilavı pişirilir.

Bitti mi sandınız? Tabii ki hayır! Et pişti, bulgur pilavı hazırlandı. Ama daha kaz tirit ekmeği yapılmadıysa o tirit; tirit değildir.

Kaz tirit ekmeği buğday unundan yufka açılarak yapılır, sac üzerinde pişirilir.

Bir tavada kazın dış ve iç yağları kıkırdak olana kadar pişirildiyse kaz tiridi ön hazırlığı tamam demektir. Çünkü bu yağlar bulgur pilavının içine eklenir.

Artık yufkaları sekiz parçaya ayırma ve kaz etinin yağıyla yağlama zamanı…

Kocaman bir tepsiye bulgur pilavı koyulur. Tam ortasına o nefis kaz etleri özenle yerleştirilir. Tepsinin kenarlarına kaz tiridi ekmeklerini de dizdikten sonra; şimdi çalakaşık kaz tiridini yeme zamanı…

Halis Muhlis Samsun Simidi

İşte Türkiye’nin tescilli simidi! 2012 yılında Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Türk Patent Enstitüsü’ne Samsun simidine coğrafi işaret almak için başvurdu ve başvuru kabul edildi.

Peynir, çay ve Samsun simidi! Her Samsunlu bilir ki; başka hiçbir yerde bu üçlü bu kadar lezzetli olamaz. Şehrin sembolü olan simidin namı Samsun sınırlarını aşar. Mis gibi kokusuyla mest eder. Sıcakken yenmesi şarttır.

Samsun simidinin tadı dut, armut veya üzüm pekmezinden gelir. Mayası az koyulur, mayalanması için az beklenir. Hamur öyle diğer simitler gibi yumuşacık falan olmaz, serte yakındır. Susamı boldur. Yoğrulan hamura halka şekli verilir ve kazanda kaynayan pekmezli suya atılır. Simitler kazanda önce bir dibe vurur, sonra su yüzüne çıkar. Sudan çıkarılır, süzülür ve susama bulanır. Son kez şekli kontrol edilir.

Samsun simidi kara fırında pişmezse olmaz. Fırın ateş tuğlasıyla döşenmiş olmalıdır. Ateş mutlaka odunla yakılır. Peynir ve çay da hazırsa Samsun simidi harlı ateşte 10 dakikada hazır olur.

Çakallı Menemeni

Bir Samsunlu düşünün ve gece saat 01:00 olsun. O Samsunlu tam uyumak üzere. Aklına birden bire Çakallı menemeni düşüyor. Kalkar, telefonu eline alır ve hemen birkaç arabalık Samsunlu toplar. O Samsunluların hepsi Çakallı’ya menemen yemeğe giderler. İşin ilginç yanı şudur ki, bunu gören, duyan, bilen hiçbir Samsunlu şaşırmaz.

Çakallı menemenini diğerlerinden ayıran yumurtanın sadece sarısının kullanılması, kabukları soyulan domateslerin hiç suyu kalmayana kadar pişirilmesi, bol tereyağlı olması ve bolca kaşar peyniri rendelenmesidir.

Yolu Samsun’a ve Çakallı’ya düşenlerin yemek molası vererek mutlaka yediği bu menemenin yanında bir de Çakallı ekmeği varsa keyiften mest olmak garantidir.

Ramazanların Vazgeçilmezi: Atooom, Bal Atom!

Samsun’a özgü, geleneksel Ramazan tatlısı olan atom iftar sonralarının vazgeçilmezidir. Atomun bir başka özelliği de Samsun’da büyümüş olan her çocuğun “Atooom, bal atom!” diye bağırarak mutlaka bu tatlıdan satmış olmasıdır, satamadıklarını da kendisinin yemiş olmasıdır.

Diğer şehirlerde beze adıyla bilinen atom yumurta akından, su ve şekerden yapılır. Bezeye göre daha büyüktür, adı da muhtemelen bu yüzden atomdur. Kaymaklı atom olarak da bilinir. Samsun’da simit fırınlarında yapılır. Her fırın Ramazan ayında günde 3 bin – 4 bin atom satar. Bu ayda her köşe başında atom satan biri ya da bir yer bulmak mümkündür.

Pazar Günlerinin Baş Köşe Misafiri: Pide!

Pazar günüyse ve Samsun’da yaşıyorsanız o gün pide yememe ihtimaliniz sıfırdır. Ama Samsun’da pideyi dışardan söylemek makbul değildir. Cumartesi akşamından pide içi hazırlanır, pazar sabahı evden biri gider pideyi odun fırınında yaptırır. Pideler yenir ve ardından eğer iç sahada oynanıyorsa Samsunspor maçına gitmek de adettendir.

Pide olarak pideyi dışardan söylemek değil; Cumartesi akşamından pide içini pişirip, pazar sabahı pideyi yaptırıp, ardından Samsunspor maçına gitmek gibi bir gelenek vardır.

Bu pidenin, Çarşamba pidesi, Bafra pidesi gibi çeşitleri olsa da; dünyada meşhur Samsun pidesi olarak bilinir. Yerli turistler zaten bu pideden yemeden Samsun’dan çıkmazlar, ama artık yabancı turistler de biliyor Samsun’a gelip de pide yemeden gitmenin büyük bir kayıp olduğunu…

Bir yorum yazmaya başla
Yorum
Name
Mail adresiniz